Göktürk'te Yaşam · Göktürk'ün Geçmişi
Göktürk’ün Tarihi: Dünden Bugüne Semtin Dönüşümü

İstanbul’un kuzeybatısında, Belgrad Ormanları’nın uzantılarıyla çevrili, tarihi su kemerlerinin gölgesinde modern bir yaşam alanı olarak dikkat çeken Göktürk, bugün İstanbul’un en bilinen semtlerinden biri.
Ancak Göktürk’ün bugünkü görünümü oldukça yeni.
Bugün geniş caddeleri, siteleri, villaları, kafeleri, restoranları, alışveriş noktaları ve yeşil alanlarıyla İstanbul’un modern yerleşim bölgelerinden biri olarak görülen Göktürk, bundan birkaç on yıl önce küçük bir köy yerleşimiydi.
Dahası, Göktürk’ün tarihi yalnızca Cumhuriyet dönemine uzanmıyor. Bölgenin geçmişi İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan tarihi su yollarına, Osmanlı dönemine ve çok daha eski yerleşim izlerine kadar uzanıyor.
Bugünkü Göktürk’ü anlamak için önce eski adıyla Petnahor olarak anılan köye, ardından Mimar Sinan’ın su mühendisliği mirasına ve son olarak son birkaç on yılda yaşanan hızlı kentleşmeye bakmak gerekiyor.
Göktürk’ün Eski Adı: Petnahor
Göktürk’ün geçmişinden söz edildiğinde karşımıza çıkan en önemli isimlerden biri Petnahor.
Tarihsel kaynaklarda farklı yazım biçimleriyle karşılaşılabilen bu yerleşim, uzun yıllar boyunca Rum nüfusun da yaşadığı bir köy olarak varlığını sürdürdü. Bölgenin eski adının Rumca “horoz köyü” anlamıyla ilişkilendirildiği ve çevredeki horoz yetiştiriciliğiyle bağlantılı olduğu yönünde yerel tarih anlatıları bulunuyor.
1958 yılı ise bölgenin tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Petnahor adı yerine Göktürk adı kullanılmaya başlandı.
Bugün semtin adını taşıyan “Göktürk” ismi böylece yerleşimin resmi ve günlük kullanımındaki temel kimliğine dönüştü.
Göktürk’ün Tarihi İstanbul’un Su İhtiyacıyla İç İçe
Göktürk tarihini yalnızca yerleşim tarihi açısından değerlendirmek eksik olur.
Bölgenin en önemli özelliklerinden biri, İstanbul’un yüzyıllar boyunca su ihtiyacının karşılanmasında kritik rol oynayan su yollarının burada bulunmasıdır.
Belgrad Ormanları, Kemerburgaz ve Göktürk çevresi; kaynakları, dereleri, bentleri, kanalları ve su kemerleriyle İstanbul’un tarihi su sisteminin önemli parçalarından biri olmuştur.
Özellikle Osmanlı döneminde İstanbul’un hızla büyümesiyle birlikte kentin temiz su ihtiyacı giderek daha önemli hale gelmiş ve kuzeydeki su kaynaklarından şehre su taşımak için büyük altyapı projeleri geliştirilmiştir.
Mimar Sinan’ın Göktürk’teki Mirası
Göktürk ve çevresindeki en etkileyici tarihi yapılardan bazıları, Kanuni Sultan Süleyman döneminde geliştirilen Kırkçeşme Su Sistemi ile bağlantılıdır.
Mimar Sinan tarafından geliştirilen bu büyük su sistemi, İstanbul’un kuzeyindeki su kaynaklarının toplanarak şehre ulaştırılmasını amaçlayan kapsamlı bir mühendislik projesiydi.
Sistemin inşası 1550’li yıllarda başlamış, 1563 yılındaki büyük sel felaketinin ardından çeşitli bölümleri yeniden düzenlenmiş ve onarılmıştır.
Uzun Kemer
Göktürk denildiğinde tarihi açıdan ilk akla gelen yapılardan biri Uzun Kemer.
Yaklaşık 711 metre uzunluğundaki yapı, Kırkçeşme Su Yolu’nun en dikkat çekici bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor. İki katlı yapıya sahip olan kemerin yüksekliği yaklaşık 25 metre civarındadır.
Uzun Kemer’in bulunduğu bölge bugün modern Göktürk yerleşiminin hemen yanında yer alıyor.
Bu durum Göktürk’ün en dikkat çekici özelliklerinden birini ortaya çıkarıyor:
Yüzyıllar önce İstanbul’a su taşıyan bir mühendislik yapısı ile modern konut projeleri aynı coğrafyada yan yana bulunuyor.
Bu nedenle Göktürk’te günlük hayatın içinde yürürken aslında İstanbul’un yüzlerce yıllık altyapı tarihinin izlerine rastlamak mümkün.
Göktürk Camii ve Tarihi Yerleşim
Göktürk’ün tarihi yalnızca su kemerleriyle sınırlı değil.
Yerleşimin önemli tarihi yapılarından biri de 1605 yılında Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırıldığı belirtilen cami ve çeşmedir. Bu yapı, Göktürk’ün Osmanlı dönemindeki yerleşim geçmişinin önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.
Bu açıdan bakıldığında Göktürk’ün bugünkü modern kimliğinin altında çok daha eski bir yerleşim dokusunun bulunduğu görülüyor.
Göktürk’te Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden itibaren okul bulunması da yerleşimin yalnızca bir mesire veya kırsal alan olmadığını, kendi sosyal yaşamını oluşturan kalıcı bir yerleşim olduğunu gösteriyor.
20. Yüzyılın İlk Yarısında Göktürk
20. yüzyılın ilk dönemlerinde Göktürk bugünkü yoğunluğundan oldukça uzaktı.
Küçük bir köy yerleşimi olan bölge, çevresindeki ormanlar ve tarımsal alanlarla birlikte daha kırsal bir yaşam biçimine sahipti.
Bu dönemde İstanbul’un merkezi bölgeleri ile Göktürk arasındaki mesafe yalnızca kilometrelerle değil, yaşam biçimi bakımından da oldukça büyüktü.
Bugün otomobille veya toplu taşıma araçlarıyla İstanbul’un çeşitli bölgelerine ulaşabilen Göktürk sakinlerinin aksine, geçmişte bölge daha izole bir yerleşim karakterine sahipti.
Göktürk’te Eski Köy Yaşamı
1980’li yıllarda Göktürk hâlâ küçük ve kırsal karakterini büyük ölçüde koruyan bir yerleşimdi.
1980’lerin ortalarına ilişkin akademik çalışmalarda Göktürk’ün yaklaşık 800 nüfuslu, tarım, hayvancılık ve mandıracılığın görüldüğü bir yerleşim olduğu aktarılıyor.
Bu dönemde Göktürk’ün bugünkü modern siteleri, geniş konut projeleri ve ticari hayatı henüz ortaya çıkmamıştı.
Köy yaşamının temel özellikleri arasında tarım ve hayvancılık bulunurken, ormanlar ve doğal alanlar yerleşimin günlük yaşamının önemli bir parçasıydı.
Bugün Göktürk’te yaşayan yeni nesil için oldukça uzak görünen bu yaşam biçimi, aslında yalnızca birkaç on yıl önce bölgenin temel karakteriydi.
1980’lerden Sonra Değişim Başladı
Göktürk’ün bugünkü kimliğinin oluşmasında en önemli dönemlerden biri 1980’lerin sonu ve 1990’ların başıdır.
Bu yıllarda bölgenin İstanbul ile ulaşım bağlantılarının gelişmesi ve çevresindeki arazilerin konut açısından değer kazanmaya başlaması, Göktürk’ün geleceğini değiştirecek süreci başlattı.
Köy statüsündeki yerleşim, artık yalnızca yerel halkın yaşadığı kırsal bir bölge olmaktan çıkmaya başladı.
İstanbul’un büyümesi kuzeye doğru ilerledikçe Göktürk de kentin yeni yerleşim alanlarından biri haline geldi.
1993: Göktürk İçin Büyük Dönüm Noktası
Göktürk tarihindeki en önemli idari değişikliklerden biri 1993 yılında gerçekleşti.
Göktürk köy statüsünden çıkarılarak belde statüsüne yükseldi ve belediye yapısına kavuştu.
Bu değişiklik yalnızca idari bir düzenleme değildi.
Göktürk’ün büyüme sürecinin de başlangıç noktalarından biri oldu.
Yerel yönetim imkanlarının artmasıyla birlikte altyapı, ulaşım, eğitim ve diğer belediye hizmetlerinin geliştirilmesi için daha geniş imkanlar ortaya çıktı.
1994: Göktürk’ün İlk Belediye Seçimi
1994 yılı ise Göktürk açısından ayrı bir öneme sahip.
Yerleşim, ilk belediye başkanını seçti.
Yerel tarih çalışmalarında 1994 yılında yapılan ilk belediye seçiminde Göktürk’te kayıtlı seçmen sayısının 2.121 olduğu ve Mustafa Gül’ün ilk belediye başkanı seçildiği aktarılıyor.
Bugün binlerce insanın yaşadığı ve İstanbul’un önemli konut bölgelerinden biri haline gelen Göktürk’ün o dönemdeki nüfus ve seçmen yapısını düşündüğümüzde, semtin geçirdiği değişimin boyutu daha iyi anlaşılıyor.
Göktürk’ün Dönüşümünde Ulaşımın Rolü
Bir yerleşim yerinin kaderini değiştiren en önemli faktörlerden biri çoğu zaman ulaşımdır.
Göktürk için de durum farklı olmadı.
İstanbul’un merkezi bölgelerine ulaşımın zaman içinde kolaylaşması, Göktürk’ü yalnızca kırsal bir yerleşim olmaktan çıkardı.
1990’lı yıllarda ulaşım bağlantılarının geliştirilmesi, semtin İstanbul ile ilişkisini güçlendiren gelişmeler arasında yer aldı.
Ulaşım geliştikçe Göktürk’te yaşamak isteyenlerin sayısı da arttı.
Konut talebi yükseldikçe arazi değerleri değişti.
Arazi değerleri değiştikçe ise Göktürk’ün fiziksel görünümü hızla dönüşmeye başladı.
1999 Depremi Göktürk’ü Nasıl Etkiledi?
1999 Marmara Depremi, İstanbul’un konut tercihlerini önemli ölçüde değiştirdi.
Deprem sonrasında İstanbul’da daha güvenli olduğu düşünülen bölgelerde yeni konut arayışı arttı.
Göktürk de bu süreçten etkilenen yerleşimlerden biri oldu.
Bölgenin şehir merkezine göre daha düşük yoğunluklu konut alanlarının bulunması ve doğal çevresi, Göktürk’e yönelik ilgiyi artıran faktörlerden biri olarak öne çıktı.
Böylece Göktürk’te yeni konut projelerinin önü daha fazla açıldı.
Köyden Modern Konut Bölgesine
Göktürk’ün dönüşümünün en görünür tarafı konut yapısındaki değişim oldu.
Eski köy evlerinin, küçük işletmelerin ve kırsal yaşam alanlarının bulunduğu bölgede zaman içinde modern apartmanlar, villalar ve güvenlikli siteler yükselmeye başladı.
Özellikle büyük ölçekli konut projeleri Göktürk’ün sosyal ve ekonomik yapısını da değiştirdi.
Bu dönüşümün en önemli örneklerinden biri Kemer Country projesidir.
Kemer Country’nin gelişmesi, Göktürk’te kapalı ve planlı konut yerleşimlerinin yaygınlaşmasında önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.
Bu projelerle birlikte Göktürk’ün hedef kitlesi de değişmeye başladı.
Daha önce ağırlıklı olarak köy halkının yaşadığı bölge, zamanla İstanbul’un farklı bölgelerinden gelen yeni sakinleri çekmeye başladı.
Göktürk’te Sosyal Hayat Değişti
Konut projelerinin artması yalnızca binaların çoğalmasına neden olmadı.
Semtin sosyal yapısı da değişti.
Yeni sakinlerin bölgeye gelmesiyle birlikte:
- Kafeler
- Restoranlar
- Spor merkezleri
- Özel okullar
- Çeşitli mağazalar
- Sağlık hizmetleri
- Güzellik ve bakım merkezleri
- Çocuklara yönelik eğitim ve aktivite alanları
- Yerel işletmeler
giderek daha görünür hale geldi.
Böylece Göktürk, insanların yalnızca konut ihtiyacını karşılayan bir bölge olmaktan çıkarak kendi içerisinde yaşayan bir semte dönüştü.
Bugün Göktürk’te yaşayan bir kişinin günlük ihtiyaçlarının büyük bölümünü semtten çıkmadan karşılayabilmesi, bu dönüşümün en önemli sonuçlarından biri.
Göktürk ve Doğa İlişkisi
Göktürk’ün İstanbul’un diğer yoğun yerleşimlerinden ayrıldığı en önemli özelliklerden biri doğayla kurduğu ilişkidir.
Belgrad Ormanları ve çevresindeki yeşil alanlar, semtin kimliğinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Belgrad Ormanları’nın Bizans ve Osmanlı dönemlerinden itibaren İstanbul’un su kaynakları açısından önemli bir bölge olduğu ve günümüzde de zengin bitki ve hayvan varlığına sahip olduğu belirtiliyor.
Göktürk’ün bugün tercih edilmesinde de bu doğal çevrenin önemli bir rolü bulunuyor.
İstanbul’da yaşamak isteyen ancak şehrin yoğun ve betonlaşmış merkezlerinden uzaklaşmayı tercih edenler için Göktürk, bu açıdan farklı bir alternatif sunuyor.
Kemerburgaz Kent Ormanı’nın Bölgeye Etkisi
Göktürk ve Kemerburgaz çevresindeki doğal alanların günümüzdeki kullanımında Kemerburgaz Kent Ormanı da önemli bir yere sahip.
Kent Ormanı, tarihi su kemerleri ve doğal alanların bir arada bulunduğu geniş bir rekreasyon alanı olarak bölgenin doğayla ilişkisini güçlendiriyor.
Bu durum Göktürk’ün yalnızca konut bölgesi olarak değil, İstanbul’da doğayla iç içe yaşam arayanların ilgisini çeken bir bölge olarak da öne çıkmasına katkı sağlıyor.
2000’li Yıllarda Göktürk’ün Hızlı Büyümesi
2000’li yıllar Göktürk’ün dönüşümünün hızlandığı dönem oldu.
Yeni konut projeleri, artan nüfus ve İstanbul’un kuzeye doğru genişlemesi semtin çehresini değiştirdi.
Daha önce boş veya tarımsal olarak kullanılan arazilerin önemli bir bölümü zamanla konut alanlarına dönüştü.
Göktürk’ün sınırlı arazi yapısı nedeniyle arsa fiyatlarının yükselmesi de bu dönüşümün ekonomik boyutunu oluşturdu.
Bu dönemde eski yapıların ve gecekondu niteliğindeki konutların yerini yeni yapılaşmaların almaya başladığı görüldü.
Bir başka ifadeyle Göktürk’te yalnızca nüfus değil, arazi kullanımı da değişti.
2009: Belde Dönemi Sona Erdi
Göktürk’ün idari tarihindeki bir diğer önemli değişiklik 2009 yılında yaşandı.
2009 yerel seçimleriyle birlikte belde statüsü sona erdi ve Göktürk, Eyüpsultan ilçesine bağlı mahalle statüsüne geçti.
Böylece yaklaşık 15 yıl süren belediyeli belde dönemi sona ermiş oldu.
Bugün resmi olarak Göktürk Merkez Mahallesi adıyla Eyüpsultan ilçesi sınırları içerisinde yer alan bölge, günlük hayatta ise çoğunlukla kısaca “Göktürk” olarak anılıyor.
Göktürk’ün Yeni Komşuları
Göktürk’ün dönüşümü çevresindeki yerleşimlerle olan ilişkisini de değiştirdi.
Bugün Göktürk; Kemerburgaz, Mithatpaşa, Odayeri ve Pirinççi gibi bölgelerle yakın ilişki içerisinde bulunuyor.
Bu bölgelerle birlikte düşünüldüğünde Göktürk, İstanbul’un kuzeyindeki geniş doğal ve yerleşim alanlarının önemli merkezlerinden biri haline geliyor.
İstanbul Havalimanı ve Yeni Ulaşım Aksları
Son yıllarda İstanbul’un kuzeyinde gerçekleşen büyük altyapı yatırımları da Göktürk’ün konumunu yeniden önemli hale getirdi.
Özellikle İstanbul Havalimanı’nın açılmasıyla birlikte İstanbul’un kuzeyindeki ulaşım aksları daha da önem kazandı.
Bu gelişme Göktürk’ün yalnızca şehir merkezine bağlantısını değil, İstanbul’un kuzey bölgeleriyle olan ilişkisini de güçlendirdi.
Bugün Göktürk’ün konumuna baktığımızda geçmişte İstanbul’un dışında ve uzağında görülen bir yerleşimin artık İstanbul’un önemli ulaşım ağlarının arasında bulunduğunu görüyoruz.
Göktürk’ün Mimari Dönüşümü
Göktürk’ün tarihini yalnızca eski eserler üzerinden değil, mimari değişim üzerinden de okumak mümkün.
Geçmişte:
Köy evleri + tarım alanları + hayvancılık + küçük işletmeler
öne çıkarken bugün:
Apartmanlar + villalar + güvenlikli siteler + ticari alanlar + sosyal tesisler
öne çıkıyor.
Bu değişim, Göktürk’ün İstanbul’un kırsal çeperindeki bir köyden modern bir kent mahallesine dönüşümünün en somut göstergelerinden biri.
Fakat bu dönüşümün ilginç tarafı, modern yapılaşmanın tarihi mirasla tamamen iç içe olması.
Bir tarafta modern konut projeleri yükselirken diğer tarafta yüzyıllar önce inşa edilmiş su kemerleri var.
Bu nedenle Göktürk, İstanbul’un geçmişi ile bugünü aynı manzara içerisinde görebileceğiniz nadir bölgelerden biri.
Göktürk’te Eski ve Yeni Yan Yana
Göktürk’ü farklı kılan belki de en önemli özellik budur.
Sabah modern bir kafede kahvenizi içebilir, birkaç dakika içerisinde yüzlerce yıllık bir su kemerinin yanına ulaşabilirsiniz.
Bir tarafta modern siteler ve villalar bulunurken diğer tarafta Belgrad Ormanları’nın doğal dokusu devam eder.
Şehrin merkezine doğru ilerlediğinizde İstanbul’un yoğun kent dokusuyla karşılaşırsınız; diğer yönde ise ormanlar, su yolları ve tarihi yapılar karşınıza çıkar.
Bu açıdan Göktürk, İstanbul’un hızlı şehirleşme hikayesinin küçük ama oldukça güçlü bir örneğidir.
Göktürk’ün Dönüşümünde En Büyük Değişim Ne Oldu?
Göktürk’ün son 40 yıllık tarihine baktığımızda aslında tek bir değişimden değil, birbirini tetikleyen birçok değişimden söz etmek gerekiyor.
Öncelikle ulaşım gelişti.
Ardından konut talebi arttı.
Konut talebi arazi fiyatlarını yükseltti.
Yeni konut projeleri ortaya çıktı.
Yeni sakinler bölgeye taşındı.
Nüfus ve ekonomik hareketlilik arttı.
Bunun sonucunda ticari hayat gelişti.
Ve Göktürk, kendi içerisinde güçlü bir sosyal yaşamı bulunan modern bir mahalleye dönüştü.
Bu dönüşüm birkaç yıl içerisinde değil, yaklaşık birkaç on yıl içerisinde gerçekleşti.
Göktürk’ün Bugünkü Kimliği
Bugünkü Göktürk’ü tek bir kelimeyle tanımlamak oldukça zor.
Çünkü Göktürk aynı anda birçok farklı özelliği taşıyor.
- Bir yandan tarihi bir yerleşim.
- Bir yandan modern bir konut bölgesi.
- Bir yandan İstanbul’un önemli yeşil alanlarına komşu bir semt.
- Bir yandan da ticari ve sosyal hayatı gelişmiş bir mahalle.
Göktürk’ün bugünkü kimliği, aslında bu farklı özelliklerin birleşiminden oluşuyor.
Bu nedenle semtin tarihi yalnızca “eski Göktürk” ile “yeni Göktürk” arasındaki farktan ibaret değil.
Göktürk’ün asıl hikayesi, geçmişini tamamen kaybetmeden modernleşen bir İstanbul yerleşiminin hikayesi.
Göktürk’ün Geleceği Nasıl Şekillenecek?
Göktürk’ün geleceğini belirleyecek en önemli konu, modern şehir yaşamı ile doğal ve tarihi miras arasındaki dengenin nasıl kurulacağı olacak.
Çünkü semtin değerini oluşturan unsurlar yalnızca yeni konutlar veya ticari alanlar değil.
Göktürk’ün gerçek kimliğini;
- Tarihi su kemerleri
- Belgrad Ormanları
- Doğal alanlar
- Eski yerleşim dokusu
- Tarihi yapılar
- Modern konut alanları
- Yerel işletmeler
- Sosyal yaşam
birlikte oluşturuyor.
Bu nedenle gelecekteki gelişimin yalnızca daha fazla yapılaşma üzerinden değil, mevcut tarihi ve doğal mirasın korunması üzerinden de değerlendirilmesi gerekiyor.
Göktürk’ün Tarihi Neden Önemli?
Göktürk’ün tarihine baktığımızda aslında İstanbul’un son birkaç yüzyıldaki dönüşümünü küçük bir alanda görebiliyoruz.
Bir zamanlar küçük bir köy olan Petnahor…
Sonrasında Göktürk adıyla anılan bir yerleşim…
Osmanlı döneminden kalan tarihi yapılar…
Mimar Sinan’ın İstanbul’a su taşıyan kemerleri…
Cumhuriyet döneminde gelişen köy yaşamı…
1990’larda belediyeli beldeye dönüşen bir yerleşim…
2000’li yıllarda hızla büyüyen konut bölgesi…
Ve bugün Eyüpsultan sınırları içerisinde modern bir mahalle olarak yaşayan Göktürk…
Bütün bu dönemler, semtin bugünkü karakterini oluşturuyor.
Belki de Göktürk’ün en güzel tarafı tam olarak burada yatıyor:
Geçmiş ile gelecek aynı sokaklarda buluşuyor.
Bir tarafta yüzyıllardır ayakta duran tarihi bir su kemeri, diğer tarafta modern bir yaşam alanı…
Bir tarafta İstanbul’un kadim su yolları, diğer tarafta yeni nesil konut projeleri…
Bir tarafta orman, diğer tarafta şehir…
Göktürk’ü özel kılan da bu karşıtlıkların bir arada yaşayabilmesi.
Bugünkü Göktürk’ü anlamak için yalnızca bugüne bakmak yeterli değil.
Göktürk’ün hikayesini anlamak için Petnahor’dan başlayıp Mimar Sinan’ın su yollarına, köy yaşamından belde dönemine ve oradan modern Göktürk’e uzanan uzun dönüşüm yolculuğuna bakmak gerekiyor.
Göktürk Tarihinin Kısa Kronolojisi
- Osmanlı öncesi dönem: Bölge, İstanbul’un kuzeyindeki eski yerleşim ve su kaynakları sisteminin parçası olarak varlığını sürdürdü.
- 1550’li yıllar: Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kırkçeşme Su Sistemi geliştirildi ve bölgedeki su yolları büyük bir mühendislik projesinin parçası haline geldi.
- 1563: Büyük sel felaketi sonrasında Kırkçeşme sisteminin çeşitli bölümlerinde onarım çalışmaları gerçekleştirildi.
- 1605: Göktürk’teki tarihi cami ve çeşmenin Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırıldığı aktarılıyor.
- 1958: Petnahor adı yerine Göktürk adı kullanılmaya başlandı.
- 1980’ler: Göktürk, tarım, hayvancılık ve mandıracılığın görüldüğü küçük bir kırsal yerleşim karakterini büyük ölçüde koruyordu.
- 1993: Göktürk belde statüsüne kavuştu.
- 1994: İlk belediye seçimi gerçekleştirildi.
- 1999 sonrası: Deprem sonrasında bölgenin konut açısından gördüğü ilgi arttı.
- 2000’li yıllar: Modern konut projeleri ve yeni yerleşim alanları hızla çoğalmaya başladı.
- 2009: Belde statüsü sona erdi ve Göktürk, Eyüpsultan ilçesine bağlı mahalle statüsüne geçti.
- Günümüz: Göktürk, tarihi mirası, doğal alanları ve modern yerleşim dokusunu bir arada barındıran önemli İstanbul mahallelerinden biri olarak yaşamını sürdürüyor.
Sonuç: Bir Semtten Daha Fazlası
Göktürk bugün İstanbul’un modern ve değerli yerleşimlerinden biri olarak biliniyor.
Ancak Göktürk’ü yalnızca yeni konutları, restoranları, kafeleri veya siteleriyle tanımak, semtin hikayesinin büyük bölümünü kaçırmak anlamına geliyor.
Çünkü Göktürk’ün altında yüzyıllara yayılan bir tarih var.
Petnahor’dan Göktürk’e uzanan isim değişikliği, Osmanlı döneminden kalan yapılar, Mimar Sinan’ın su kemerleri, köy yaşamı, 1990’lı yıllardaki belediyecilik dönemi, 2000’li yıllardaki hızlı yapılaşma ve bugünkü modern mahalle kimliği…
Bütün bunlar Göktürk’ün dönüşüm hikayesinin parçaları.
Göktürk’ün belki de en önemli özelliği, geçmiş ile bugünü aynı coğrafyada buluşturması.
Yüzyıllar önce İstanbul’a su taşıyan tarihi kemerlerin hemen yanında modern yaşam alanlarının yükselmesi, semtin dönüşümünü tek başına anlatmaya yetiyor.
Göktürk’ün hikayesi, İstanbul’un kırsal bir yerleşimden modern bir metropole dönüşürken yaşadığı büyük değişimin küçük ölçekteki bir yansımasıdır.
Göktürk Hakkında Sık Sorulan Sorular
Göktürk’ün eski adı nedir?
Göktürk’ün eski adı Petnahor olarak bilinir. 1958 yılında yerleşimin adı Göktürk olarak değiştirildi.
Göktürk ne zaman belde oldu?
Göktürk 1993 yılında belde statüsüne kavuştu.
Göktürk ne zaman mahalle oldu?
2009 yılında belde statüsü sona eren Göktürk, Eyüpsultan ilçesine bağlı mahalle statüsüne geçti.
Göktürk’te tarihi su kemerleri var mı?
Evet. Göktürk ve çevresinde İstanbul’un tarihi su sisteminin önemli parçaları olan su kemerleri bulunuyor. Uzun Kemer bunların en bilinenlerinden biridir.
Uzun Kemer’i kim yaptı?
Uzun Kemer, Mimar Sinan tarafından geliştirilen Kırkçeşme Su Sistemi’nin önemli yapılarından biridir.
Göktürk neden gelişti?
Ulaşımın gelişmesi, İstanbul’un kuzeye doğru büyümesi, konut projeleri, doğal çevresi ve şehir merkezine göre daha düşük yoğunluklu yaşam imkanı Göktürk’ün gelişiminde etkili oldu.
Göktürk eskiden köy müydü?
Evet. Göktürk, belde statüsüne geçmeden önce uzun yıllar köy niteliğinde küçük bir yerleşim olarak varlığını sürdürdü.